ANA SAYFA
RESiMLER
TARiHCE
BiZE YAZIN
SiZDEN GELENLER
BOZUYUK LiNKLERi
HAFTANIN FIKRASI
GEREKSiZ BiLGiLER
KiTAP TANITIMI
|
HAFTANIN FIKRASI
ALDATMA
.. Allah bakmis ki her gelen cennete giriyor ve de artik kapasitesi dolmak uzere, meleklerini yanina cagirip, cennete girmeye hak kazananlarin olum hikayelerini dinleyin mantikli ve hakli bulduklarinizi iceri alin gerisini gonderin demis.
Cennetin kapisi ilk calista bir adam gormusler melekler karsilarinda. Anlat bakalim hikayen nedir demisler. Adam da - Ben Amerika da bir apartmanin 25. katinda oturuyorum demis, bir gun eve geldigimde karimi cirilciplak yatakta gordum ve beni aldattigini dusunerek hemen ortaligi aramaya basladim, karim da bir yandan arkamdan yapma nolur falan demekte, fakat hicbir yerde adami bulamadim, en sonunda gozum balkon demirine takildi, orada bir adamin demirlere tutunarak asagi sarktigini gordum, hemen kosup parmaklarini ittiriverdim, adam asagi dustu,dallara falan carpti sirtustu yere yapisti fakat olmedi. Ben de Buzdolabini adamin ustune attim ve adam oldu, bende sevincimden kalp krizi gecirip oldum demis.
Melekler bunun uzerine gec bakalim demisler, daha sonra cennetin kapisi tekrar alinmis, ikinci adam ayni soru sorulunca - Ben Amerika da bir apartmanin 26. katinda oturuyorum demis. Balkona cikip hava aliyordum dengemi kaybedip asagi dustum tam bu anda 25. katin parmakliklarini yakalayabildim fakat manyagin biri once beni asagi atti sonra da uzerime buzdolabi firlatti ve ben de oldum demis.
Melekler bu adam da masum diyerek gec bakalim demisler.Cennetin kapisi ucuncu kere caldiginda iceri Bill Clinton girmis, melekler onu gorunce sasirmislar ve burada ne isi oldugunu sormuslar, Bill Clinton
- Simdi hikayem soyle, ben cirilciplak bir buzdolabinin icindeydim.
|
|
Karpuz-Hamambocegi
Dunya Genetik Projeler Yarismasi yapiliyormus. Tum ulkelerden genetik profesorleri yarismaya calismalari ile katilmis. ilk Fransiz profesorun calismasinin basina gelmisler. Juri baskani calismasinin ne oldugunu sormus. Fransiz profesor baslamis anlatmaya: - Ben inek genleri ile tavuk genlerini birlestirdim, Ortaya cikan mahlukatin eti kirmizi et kadar lezzetli,beyaz et kadar saglikli oldu demis.... Ardindan diger calismalari ulke ulke gezmeye baslamislar. Sira gelmis Turkiye'den bizim Laz profesore, Juri baskani: -Sizin calismaniz nedir ? diye sormus. Laz profesor anlatmis: Ben demis, karpuz genleri ile hamambocegi genlerini birlestirdim!, Birden tum juri uyelerinden bir kahkaha kopmus ve baskan Laz profesore - Bu calisma ne ise yarar? diye sormus. Laz profesor: * Acayip ise yariyor abicim, karpuzu kesiyosun, cekirdekleri kacisiyo !!!!!!!!!!!!
|
|
E- mail
Firtina apansiz bastirinca koca gemi bir anda denizin dibini boyladi. Adam issiz bir adanin issiz sahilinde gozlerini acti. Ne gelen vardi ne giden... Ne arac vardi ne gerec... istersen muz ve hindistan cevizi, istemezsen muz ve hindistan cevizi... Hayati boyunca evi disinda bes yildizli otellerden baska yere adimini atmadigindan bir sure ne yapacagini bilemedi... Sonra dort ay boyunca muz yiyip hindistan cevizi suyu icti, gecmiste kalan o guzel gunleri dusunerek gozlerini denize dikip kendisini kurtaracak gemiyi beklemeye koyuldu. Bir gun sahilde uzanmis yatarken, gozunun ucunda bir hareket hissetti. O da ne? Bir sandal ve urekte o gune dek gordugu en muthis kadin... Son surat geliyor... inanamadi... "Nereden geliyorsun?" diye haykirdi, "Buraya nasil geldin?" "Adanin oteki tarafindan..." dedi kadin, "Gemi batinca oraya ciktim." "Ne sans, benden baska kimsenin kurtuldugunu sanmiyordum. Kac kisisiniz? "Baska kimse yok... sadece benim... Sandal da gemiden degil." Adamin akli karisti.. "O halde sandali nereden buldun? "Basit" dedi kadin "adada buldugum malzemeyle yaptim... Kurekler sakiz agaci... Zemini palmiye dallarindan ordum, yanlar okaliptus..." "Ama, ama bu imkansiz.. Aletlerin yok... Nasil becerdin?" "Pek de sorun olmadi. Oteki tarafta siradisi bir aluvyon kaya olusumu var. Firinda belli dereceye isitilinca islenebilir yumusaklikta demir elde ediliyor. Alet yapmak icin kolayca kullandim... Bosver bunlari. Hadi goster, nerede yasiyorsun?" Bon bir ifadeyle orada yasadigini itiraf etti adam... Aylardir oracikta sahilde yatip kalktigini... "Oyleyse bana gel... Benim yerime..." diyerek kadin kureklere asildi. Birkac dakika sonra kucucuk bir iskeleye yanastilar... Adam sahile goz atinca az daha sandaldan dusuyordu. Mavi beyaz boyali kulubeyle iskele arasina tas doseli bir yurume yolu bile yapilmisti. Eve girerlerken kadin omuzlarini silkti, "Pek rahat sayilmaz ama ben yine de ev diyorum iste... Otur lutfen... Bir sey icer misin?" "Hayir, hayir tesekkurler..." dedi adam... Saskinligini hala uzerinden atamamisti. "Daha fazla hindistancevizi suyu icemeyecegim artik... Tahammulum kalmadi..." "Hindistancevizi suyu degil ki... imbigim var... Pina Colado'ya ne dersin?" Adam hayretini gizlemeye calisarak ikrami kabul etti. Kanapeye oturarak sohbete daldilar... ikisi de birbirlerinin hayat hikayesini dinledikten sonra kadin "Uzerime rahat bir sey giyecegim" diyerek ayaga kalkti "Dus yapip tras olmak ister misin? Ust kattaki banyo dolabinda jilet var..." Artik sorgulamaktan vazgecmisti... Banyoya girdi... Dolapta kemik bir sapin icine sikistirilmis oynak mekanizmali iki deniz kabugundan yapilma ustura onu bekliyordu... "Bu kadin inanilmaz" diye mirildandi... "Bakalim bundan sonra ne var?" Donusunde kadin onu gardenya kokulari icinde, stratejik bolgeleri uzum yapraklariyla ortulu olarak karsiladi... Sadece uzum yapraklari ve yanina oturmasini istedi... Sonra yavasca sokularak fisildadi... "Soyle bana... ikimiz de uzun suredir bu adadayiz... Cok yalniz olmalisin... Eminim su anda yapmak icin kivrandigin bir sey var... Hani burada tek basina gecirdigin aylar boyunca en cok yapmak istedigin... Anliyorsun degil mi?" Gozlerinin icine bakiyordu.. Adam duyduklarina inanamadi.. "Yani"... dedi, "buradan e-mail'imi kontrol edebilir miyim?"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|